İmamoğlu Silivri'deki bir gününü anlattı
Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'deki Günlüğü
22.02.2026 tarihinde, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, cezaevine girmesinin ardından Silivri'deki günlerine dair merak edilenleri paylaştı. İmamoğlu, bu yazısında, özellikle Ramazan ayı öncesinde geçirdiği bir günü detaylı bir şekilde anlattı. Yazısında, cezaevindeki yaşamın zorluklarına rağmen ruh halinin nasıl olumlu kaldığını vurguladı.
Silivri Cezaevi: Bir Gün Nasıl Geçiyor?
İmamoğlu, Silivri Cezaevi'nde geçirdiği zaman dilimini, sabah kahvaltısından akşam yemeğine kadar detaylandırdı. Sabahları, güne erken başladığını belirten İmamoğlu, cezaevindeki kahvaltının Ramazan'da sahur gibi düşünülebileceğini ifade etti. Bu durum, onun için manevi bir anlam taşıdığını ve bu süreçte ruhsal olarak kendini nasıl yeniden yapılandırdığını gösteriyor.
Kahvaltı ve Günlük Rutin
Kahvaltı saatinin kendisi için önemli bir ritüel haline geldiğini belirten İmamoğlu, burada tükettiği yiyeceklerin sade ama besleyici olduğunu vurguladı. Günlük rutininde, kitap okuma ve yazma aktivitelerine de yer verdiğini ifade etti. Bu süreç, onun için hem zihinsel bir dinlenme hem de yaratıcılığını artırma fırsatı sundu.
Ramazan Öncesi Düşünceler
Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte, İmamoğlu, bu dönemde yaşadığı manevi duyguları da paylaştı. Cezaevinde geçirdiği zamanın, kendisine sabır ve dayanıklılık kazandırdığını belirtti. Ramazan'ın getirdiği manevi atmosferin, cezaevindeki yaşamına nasıl olumlu yansıdığını dile getirdi. İmamoğlu, bu dönemde toplumsal dayanışmanın önemine de vurgu yaptı.
İmamoğlu'nun Mesajı
Yazısında, cezaevinde geçirdiği zamanın kendisine birçok ders verdiğini söyleyen İmamoğlu, bu deneyimlerin kendisini daha güçlü bir lider haline getirdiğini ifade etti. Ayrıca, cezaevindeki yaşamının, topluma daha iyi hizmet etme arzusunu artırdığını belirtti. İmamoğlu, bu süreçte edindiği deneyimlerin, gelecekteki projelerine nasıl yön vereceği konusunda da ipuçları sundu.
Sonuç Olarak
Ekrem İmamoğlu’nun Silivri'deki yaşamı, sadece kişisel bir deneyim değil, aynı zamanda toplumsal bir refleks olarak da değerlendirilebilir. Bu süreç, onun liderlik vasıflarını pekiştirirken, aynı zamanda topluma olan bağlılığını da artırdı. İmamoğlu’nun yazısı, cezaevindeki yaşamın zorluklarına rağmen umudun ve dayanışmanın önemini bir kez daha gözler önüne serdi.










