80 barodan Akın Gürlek'e ortak tepki
Akın Gürlek'in Mevzuat Değişikliği Sinyali
16.02.2026 tarihinde, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in tutuklu-avukat görüşmelerine yönelik yapmayı planladığı mevzuat değişikliği, Türkiye genelinde 80 barodan ortak bir tepki aldı. Bu durum, hukuk camiasında geniş yankı uyandırdı ve savunma hakkının korunması konusundaki endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Baroların Ortak Açıklaması
Barolar, yaptıkları ortak açıklamada, Adalet Bakanı Gürlek’in önerdiği değişikliklerin, savunma hakkını ciddi şekilde sınırlandırabileceğini belirtti. Bu tür bir düzenlemenin, hukuk devleti ilkesine zarar vereceği ve adaletin sağlanmasını olumsuz etkileyeceği vurgulandı. Barolar, savunma hakkının, herkesin en temel haklarından biri olduğunu ve bu hakkın kısıtlanmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Hukuk Devleti İlkesi ve Savunma Hakkı
Hukuk devleti ilkesi, bireylerin haklarının güvence altına alındığı, adaletin sağlandığı bir sistemin temelini oluşturur. Savunma hakkı ise bu sistemin en önemli unsurlarından biridir. Barolar, bu hakkın kısıtlanmasının, adaletin tecellisini engelleyeceğini ve masumiyet karinesine aykırı olduğunu belirtti.
Baroların Endişeleri
Barolar, Adalet Bakanlığı'nın bu tür bir düzenlemeye gitmesinin, tutuklu bireylerin avukatlarıyla olan iletişimlerini olumsuz etkileyeceğini ve bu durumun, adil yargılanma hakkını zedeleyeceğini savundu. Ayrıca, tutuklu-avukat görüşmelerinin gizliliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekildi. Bu tür görüşmelerin, avukat-müvekkil ilişkisini zedeleyecek şekilde düzenlenmesinin, adalet sistemine olan güveni sarsacağı ifade edildi.
Toplumsal Tepkiler
Baroların ortak tepkisi, sadece hukuk camiasında değil, toplumun farklı kesimlerinde de yankı buldu. İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları, bu tür düzenlemelerin, Türkiye'deki hukuk sisteminin demokratik yapısını tehdit ettiğini belirtti. Ayrıca, bu durumun, Türkiye'nin uluslararası insan hakları standartlarıyla da çeliştiği ifade edildi.
Sonuç ve Gelecek Beklentileri
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in önerdiği mevzuat değişikliği, hukuk camiasında ciddi bir tartışma başlattı. Baroların ve diğer hukuk kuruluşlarının tepkileri, bu değişikliklerin hayata geçirilmesinin önünde bir engel oluşturabilir. Gelecek dönemde, bu konuda yapılacak olan tartışmalar ve alınacak kararlar, Türkiye’nin hukuk sisteminin geleceği açısından kritik bir öneme sahip olacak.
Baroların savunma hakkı üzerindeki bu tehditlere karşı duruşları, hukuk devleti ilkesinin korunması adına büyük bir önem taşımaktadır. Bu bağlamda, tüm hukuk camiasının ve toplumun, bu tür düzenlemelere karşı duyarlı olması gerektiği vurgulanmaktadır.










